|
 |
|
Darende Tarihi
|
Darende
Temettuat Defterleri |
|
|
Prof. Dr. Ahmed Akgündüz
Doç. Dr. Said Öztürk
Yaşar Baş |
Prof. Dr. Ahmed Akgündüz
Doç. Dr. Said Öztürk |
|
Ansiklopedik
Boy,1 Cilt,
1033 Sayfa,1. Hamur Kağıt,
Tamamı Renkli
Lüx Karton Kapak |
Ansiklopedik
Boy,2 Cilt,
1700 Sayfa,1. Hamur Kağıt,
Lüx Karton Kapak |
|
 |
|
Prof. Dr. Ahmed Akgündüz'ün
15 Haziran 2002'de Darende'de Yapılan Sempozyumda Darende Temettuat
Defterlerini tanıtım ve takdim konuşması |
|
 |
|
Malatya Milletvekili Namık Hakan Durhan'ın
Darende Tarihi ve Darende Temettuat Defterleri hakkındaki
çalışmaları nedeniyle sempozyum esnasında
Prof. Dr. Ahmed Akgündüz'e plaket takdimi |
|
 |
|
Darende
Belediyesi ve Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi Vakfı'nın 15 Haziran
2002'de ortaklaşa düzenlediği Somuncu Baba ve Osman Hulusi
Efendi
Sempozyumu açılışında İstiklal Marşı söylenirken |
Darende Tarihi ve Darende Temettuat
Defterleri Külliyatı
Takdim ve Tanıtımı
Prof. Dr. Ahmed Akgündüz
Dünya tarihinin en büyük ve ihtişamlı devletlerini kuran milletimiz,
Orta Asya’dan Anadolu’ya yıkılmaz bir kültür ve medeniyet mirası
teşekkül ettirmiştir. Şüphesiz bu miras, insanımızın halihazırda ve
gelecekte sığınağı ve koruyucusu olmaktadır. Bundan da öte gelecek
nesillere bırakılan en değerli güç kaynağı olacaktır.
Anadolu’nun zengin tarihi mirasına sahip yerlerden biri de Darende
şehridir. Köklü bir tarihi, kültürel birikimi ve yetişmiş insan
unsuru ile temayüz eden Darende, özellikle Osmanlı döneminde
yetiştirdiği paşalar, devlet adamları, alim ve mutasavvıfları ile
ünlenmiş, bu vasfını Cumhuriyet döneminde de devam ettirmiştir. Söz
konusu özelliği ile Anadolu’nun irfana açılan pencerelerinden biri
olmuştur.
Darende tarihi hakkında şimdiye kadar köklü ve geniş kapsamlı bir
çalışma yapılamamıştı. Bu konuda Darende Es-Seyyid Osman Hulusi
Efendi Vakfı ve Osmanlı Araştırmaları Vakfı’nın işbirliği ile
Osmanlı Araştırmaları Vakfı bilim heyeti tarafından “Darende Tarihi”
ve “Darende Temettuat Defterleri” adlı iki ayrı çalışmadan oluşan üç
ciltlik bir külliyat hazırlanmıştır. Darende Belediyesi ve Es-Seyyid
Osman Hulusi Efendi Vakfı tarafından 15 Haziran 2002’de düzenlenen
3500 kişinin katıldığı bir sempozyumda ise her iki eserin takdim ve
tanıtımı tarafımızdan
yapılmıştır. Eserleri bilim ve fikir alemine takdim ediyoruz.
I- DARENDE TARİHİ
Takdime konu olan “Darende Tarihi” adlı eser, Anadolu’nun irfana
açılan kapısı Darende’nin, ilk çağdan Cumhuriyet dönemine kadar
uzayan tarihidir. Bu tarih, küçük bir kazanın değil, bir bakıma
Anadolu’nun tarihidir, muhteşem bir mazinin tarihidir. Darende
tarihi, her türlü kaydın tutulmasının gelenekselleştiği uzun Osmanlı
asırlarından bize intikal eden dokümanlar içerisinde Darende ile
alakalı zengin belge birikiminden azami istifade ile birlikte,
yerinde yaptığımız tetkiklerin ortaya koyduğu neticelerden genişçe
istifade edilerek hazırlanmıştır. İnceleme alanı geniş bir zaman
aralığını kapsadığından ve bölgenin bütün hususiyetleri üzerinde
yoğunlaştığından, kullanılan kaynaklar sadece yazılı belge ve
kalıntılara münhasır kalmamıştır. Kaynaklar arasında yazılı resmi ve
özel belgeler, kalıntılar ve kitabelerin yanı sıra şifai (sözlü)
bilgilere de müracaat edilmiştir. Eser’in kaynakları ve içeriği
hakkında aşağıda iki bölüm halinde bilgi verilmiştir.
A- Eserin Kaynakları
1- Osmanlı arşiv belgeleri bu çalışmanın ana kaynaklarından birini
oluşturmaktadır. Devletin resmi dokümanları niteliğindeki bu
belgeler Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Kuyud-ı Kadime Arşivi, Şer’iye
Sicilleri Arşivi, Topkapı Sarayı Arşiv ve Müzesi ve Vakıflar Genel
Müdürlüğü Arşivi’nde bulunmaktadır. Başta Tapu-Tahrir Defterleri
olmak üzere bölge kanunnameleri, vakfiyeler, şikayet, mühimme,
ahkam, sicil-i ahval defterleri, çeşitli defter serileri, fermanlar,
hatt-ı hümayunlar, iradeler ve daha bir çok arşiv belgesinden
genişçe istifade edilmiştir. 19. yüzyıl salnameleri, idari teşkilat
ve kadrosu açısından faydalı olmuştur.
2- İkinci kısım kaynaklar ise, tarihlerdir. İlkçağa ait yapılan
araştırmalar incelenerek Darende’nin bu dönemlere ait tarihi
gelişimi ele alınmıştır. İslami dönemler için İslam tarihi temel
kaynaklarına ve bu dönemlere ait inceleme eserlere azami derecede
müracaat edilmiştir. Taberî’nin Tarih’ül-Ümem adlı dev eseri, İbnü’l-Esîr’in
El-Kâmil fi’t-Târîh, Ebû’l-Ferec’in Tarih, Ahmed bin Ali el-Kalkaşandî’nin
Subhu’l-A’şâ, El-Belâzurî’nin Fütuhu’l-Büldan, İbn Hacer el-Askalânî’nin
İnbâu’l-Ğumr bi Enbai’l-Umr, İbnü’l-Kesîr’in (Ebû’l-Fidâ) El-Bidaye
ve’n-Nihaye, İbnü’l-Verdi’nin Tarih, Yâkût bin Abdullah el-Hamevî’nin
Kitâbü’l-Mu’cemü’l-Buldân adlı eserler bunlar arasında yer
almaktadır.
3- Klasik Selçuklu ve Osmanlı tarihleri de dahil olmak üzere,
Osmanlı dönemine ait yazma ve matbu eserlere de azami ölçüde
müracaat edilmiştir. Başta Süleymaniye Kütüphanesi ve Darende’deki
özel ve resmi kütüphaneler olmak üzere pek çok yazma kütüphaneler
taranarak bölge ile alakalı belge ve bilgiler gün yüzüne
çıkarılmıştır. Bunlar arasında Osmanlı vakayinameleri,
seyahatnameler ve hatıratlardan azami derecede istifade edilmeye
çalışılmıştır. İbn-i Bîbî’nin Anadolu Selçuklu Devleti Tarihi, Aşık
Paşazade’nin Tevarih-i Al-i Osman, Anonim Tevarih-i Âl-i Osman
klasikleri, Diyarbekirli Said Paşa’nın Miratü’l-İber, Sahaflar
Şeyhizade Esad Efendi’nin Tarih, Esterabadî’nin Bezm ü Rezm, Âlî’nin
Künhü’l-Ahbâr, Cevdet Paşa’nın Tarihi ve diğer eserleri, Hüseyin
Hüsameddin’in Amasya Tarihi, Darende vakıfları konusunda Hüseyin
Vâmık Şükrü Bey’in sekiz ciltlik Tarih-i Evkaf-ı Ümem adlı eseri
incelenen eserlere birkaç örnektir. Şemseddin Sami’nin, Kâmus’ul-
A‘lâm ve Mehmed Süreyya’nın Sicil-i Osmanî’si başta olmak üzere
ansiklopedik ve coğrafi bilgiler sunan diğer bir çok eser de gözden
geçirilmiştir.
4- Ayrıca özel şahıslarda bulunan belgelere, yazma eserlere vb.
dokümanlara müracaat edilmiş ve değerlendirilmiştir. Kalıntılar ve
bunların varsa kitabeleri, mezar taşları, tarihi ev ve konaklarda
bulunan yazılar, kitabeler bu çerçevede ele alınmıştır.
5- Sözlü kültür ve geleneğin, yazılı kültürün kaynağı ve bir o kadar
da dikkate alınması gerektiği düşüncesiyle sözlü kültüre de yer
verilmiş ve şifai (sözlü) bilgilerden gereğince istifade edilmeye
çalışılmıştır.
6- Darende ve çevresi ile alakalı olarak günümüzde yapılan inceleme
ve araştırmalar, akademik düzeyde yapılan lisan, mastır ve doktora
tezleri, mahalli düzeyde kalan yayınlar incelenmiş, bölgenin sosyal
ve kültürel tarihi konusuna ağırlık veren Somuncu Baba Kültür
Edebiyat ve Araştırma Dergisi gibi çalışmalardan faydalanılmıştır.
7- Cumhuriyet dönemi incelenirken sağlam kaynaklar esas alınmıştır.
Bir çok konuya ve özellikle kurumlara ait bilgilere DİE ve diğer
resmi kurumların verilerinden ulaşılmıştır.
8- Kültürel unsurlar, şahıs biyografileri vb konularda yazılı
kaynaklara olduğu kadar sözlü bilgilere de müracaat edilmiştir.
Kısaca, Darende Tarihi adlı eser birinci derecede kaynaklara
inilerek hazırlanmış, diğer kaynak ve çalışmalar ise ihmal
edilmemiştir.
B- Eserin Mahiyeti
Darende tarihi 11 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm Darende’nin
siyasi tarihine ayrılmış ve siyasi tarihin gelişimi bir kronoloji
içerisinde verilmiştir. Darende’nin siyasi tarihi, bir bakıma
bölgeye hükmeden devletler arasındaki ilişkiler ve bölge tarihidir.
Elde edilen bilgi ve bulgulara göre Darende bölgenin bilinen ilk
sahipleri Hurriler, Hattiler gibi Hitit kavimleri idi. Daha sonra
bölge, Urartular, Asurlular, Medler, Ahamanişler (Pers),
Makedonyalılar, Romalılar gibi kavim ve devletlerin idaresine girdi.
Bizanslılar devrinde Melitene(Malatya) şehri ve civarı, Sasaniler’in
saldırılarına karşı Bizans’ın direnme sınırında bulunmakta idi. Bu
dönemlerde Darende’nin talihi, Malatya ya da Divriği’nin tarihi
seyri ile benzerlik göstermekteydi. Bu çağlarda Darende şehri,
Kapadokya’nın önemli site(şehir)lerinden biriydi.
Hazret-i Ömer devrinden başlamak üzere Darende’ye ve daha ileri
bölgelere İslam orduları tarafından yaz seferleri düzenlenmiş, fakat
seferlerin çoğu bu şehirlerin fethedilmesi ile neticelenmemişti.
Ancak Mesleme bin Abdulmelik bin Mervan ve kardeşi Abdullah, Darende
çevresini fetheden ilk Müslüman komutan oldu. Emeviler’in fethinden
sonra bölgedeki nüfuz mücadelesi devam etti. Bölge, Emeviler,
Abbasiler, Bizans, Selçuklular, Moğollar, Memluklar, Türk beylikleri
ve son olarak da Osmanlılar’ın hakimiyetine girdi.
İkinci bölümde Memluklardan Osmanlıların sonuna kadar Darende ve
çevresinin idari yapısı, idari taksimatı ve idarecileri hakkında
değerlendirmeler yapılmıştır. Memluklar devrinde Darende, niyabet
adı verilen idari yapılanma dahilinde Halep Naibüssaltanalığı’na
(genel valiliği, eyaleti) bağlı ikinci derecede bir niyabet merkezi
idi. Osmanlı idaresinde kısmen önemini yitirmiştir. İlk zamanlar
Vilayet-i Arab’a bağlı olmasına karşılık, sonra Sivas vilayetinin
Divriği sancağına bağlı bir kaza merkezi olarak kalmıştır.
Memluklar ve Osmanlılar devri Darende niyabeti ya da kazasının
mülki, kazai ve askeri görevlileri hakkında bu bölümde bilgi
bulabilirsiniz. Hususan Darende’de bulunan sipahiler ve voyvodaların
çıkardıkları huzursuzluklar, kadı, naib, müftü, nakibüleşraf,
dizdar, kale kethüdası, serdar vb. görevlilerinin sayıları,
isimleri, tımarları, faaliyetleri vb. durumları hakkında önemli
kayıtlar mevcuttur.
Üçüncü bölümde şehrin fiziki yapısı incelenmiştir. Tarihi çerçevede
kalmak üzere şehrin fiziki durumu, mahallelerin kadim dönemlerdeki
konumu ve büyüklüğü, kale, çarşı ve yollar hakkında bilgi
verilmiştir.
Dördüncü bölümde şehrin demografik yapısı incelenmiştir. Şehir
merkezi, bağlı nahiye ve köylerin 16. yüzyıldan Osmanlı’nın son
dönemine kadar sahip olduğu nüfus detaylı bir şekilde ele
alınmıştır. Şehir merkezi ve nahiye ve köyler ayrı ayrı
incelenmiştir.
Beşinci bölümde bölgede bulunan aşiretler incelenmiştir. Tohma,
Maraş ya da Sivas tarafından gelerek Darende çevresine yerleşen
Türkmen aşiretlerinin bölgedeki rolleri değerlendirilmiştir. Bu
aşiretlerin bir çoğunun aile ya da cemaat adlarını kaybetmeden
varlıklarını sürdürdükleri tespit edilmiştir.
Şehrin sosyo-ekonomik tarihinin ele alındığı altıncı bölümde,
Osmanlılar döneminde şehrin sahip olduğu iktisadi imkanları,
ekonomik faaliyetleri, vergi düzeni ve devletin Darende’den
sağladığı vergi miktarı, uygulanan toprak sistemi, Darende’nin
uygulamada dahil olduğu Divriği kanunnameleri, has, zeamet ve
tımarları, zirai işletmelerin büyüklüğü, 19. yüzyılda temettuat
sayımlarının ortaya koyduğu ekonomik performans, tarım, sanayi,
hizmet sektörünün 16. yüzyıldan 20. yüzyıla gelinceye kadar ki 400
yıllık süre içerisinde Darende’de durumu ele alınmıştır.
Yedinci bölümde Darende’de yaşayan gayrimüslimler incelenmiştir.
Darende zimmîleri diğer ahali gibi hayatlarını sürdürmüşler, dini ve
ticari faaliyetlerinde tamamen serbest bir şekilde hareket
etmişlerdir. Yapılan tespitlere göre, Darende şehir nüfusunun
yaklaşık olarak % 9-10’u zımmilere tekabül etmekteydi. Gayrimüslim
bulunan köylerin sayısı bir kaçı geçmemekteydi. Ermeniler, Fransız
inkılâbının ateşlediği milliyetçilik fikriyle Darende de bir takım
faaliyetlere girişmişler, bu amaçla silah yığınakları
oluşturmuşlardı. Darende bölgesi İngilizler ve Amerikalılar’ın
misyonerlik çalışmalarına da dahil edilmişti.
Sekizinci bölümde vakıflar incelenmiştir. Darende, vakıflar
sayesinde özellikle Osmanlılar döneminde bir vakıf kent görümü
kazanmıştır. Bu bölüm vakıfların sosyal ve ekonomik hayatta yeri,
hayri müesseseler ile bunlara bağlı vakıf işletmeleri ve aile
vakıfları olmak üzere üç ana başlıkta ele alınmış, aile
vakıflarından 11 vakıf hakkında malumat verilmiştir.
Dokuzuncu bölümde Darende’de bulunan dini, sosyal, ticari ve resmi
yapılar hakkında geniş inceleme yapılmış, tespit edilebildiği kadarı
ile günümüze kadar intikal eden veya etmeyen bütün tesisler ele
alınmıştır. Şehrin tarihi yapıları bir tasnife tabi tutulmuş,
camiler, mescidler, zaviyeler, hanlar, hamamlar, çeşmeler, köprüler,
medreseler, kütüphaneler, debbağhane ve boyahaneler, değirmenler
incelenmiştir. Bu yapılar ile alakalı vakıflar varsa bunların
detaylarına inilmiştir. Bu bölümde 40 cami ve mescid, 18 medrese,
mektep ve kütüphane, 2 kilise, 7 tekye ve zaviye, 4 hamam, 7 çeşme,
4 köprü, biri gayrimüslim olmak üzere 7 mezarlık, 5 han, 2 bedesten,
8 boyahane, 5 değirmen, 7 kale incelenmiş, hükümet konağı, jandarma
dairesi, rüştiye mektebi hakkında izahat verilmiştir.
Onuncu bölüm Cumhuriyet dönemine ayrılmıştır. Cumhuriyet döneminde
Darende’nin idari yapısı ve idari taksimatı, bağlı bulunan köy,
nahiye ve bucak sayısı; kaymakam ve belediye başkanları; nüfus
yapısının niceliği ve niteliği; eğitim, sağlık, bayındırlık, din
hizmetleri; göçler; iktisadi yapı bağlamında tarım, ticaret, sanayi
ve hizmet sektörlerinin Darende’de Cumhuriyet döneminde durumu;
ulaşım ağı; turizm imkanları, turistik eserler,; Darende’de
saygınlığı olan kişiler, türbeler; kültürel unsurlar içinde
esansçılık, seyyar kitapçılık, çerçicilik, cenk okuma geleneği;
Darende’de konuşulan gizli dil yani Zengice; halk arasında
kullanılan deyimler, atasözleri, darbımeseller, öğütler, dualar,
beddualar, çocuk oyunları; Darende efsaneleri, ninniler,
tekerlemeler, Darende mutfağı, düğün adetleri ve bir çok konu
ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir.
Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde Darende’de yetişen devlet adamları,
alimler, şairler, mutasavvıflar,siyaset ve iş adamlarının ele
alındığı on birinci bölümde biyografilere yer verilmiştir. Bu
bölümde, Taceddin Veli, Somuncu Baba, Abdurrahman Erzincanî, Balaban
Bey, Ömer Şem’i Efendi, Cebecizade Mehmet Paşa, İzzet Mehmet Paşa,
Fethullah Musulî, Darende tarihçisi Hanefi Hoca, Osman Hulusi Efendi
gibi Darendeli dikkate değer şahsiyetler ile alakalı bilgiler
sunulmuş, eserleri ve hayat hikayeleri detayıyla verilmiştir.
Ekler kısmında Darende tarihçisi Hanefi Hoca’nın 18 Rebiülevvel
1328/30 Mart 1910’da Şûrâ-yı Devlet Riyâseti’ne sunduğu ve ilk defa
kamu oyuna ve bilim alemine takdim ettiğimiz bir raporu verilmiştir.
On bir başlık, yirmi üç maddeden oluşan bu raporunda Hanifi Hoca,
kısaca Darende’nin ziraat, ticaret, sanayi, maden, ithalat, ihracat,
medreseler, maarif, şose ve telgraf, evkaf, su kanalları, mülki
taksimat ve tarihi durumu hakkında tek tek izahat yaparak kazanın
sancak olmaya liyakatı olduğunu anlatmıştır.
İkinci ek kısmında 1548 tahriri kaynak alınarak uzun bir tablo
verilmiştir. Bu tablo, bölgenin Türk unsurunun kahir bir ekseriyete
sahip olmasından dolayı, coğrafi isimlerin 16. yüzyılda Türkçe adlar
taşıdığı gerçeğini ortaya koymaktadır.
II- DARENDE TEMETTUAT DEFTERLERİ
1839 yılında Tanzimat’ın ilanını müteakip, 1840’lı yıllarda Osmanlı
coğrafyasının önemli bir kısmında Temettuat sayımları yapılmıştır.
Son zamanlarda araştırmacılara sunulan Temettuat Defterleri, gerek
toplumsal tarih araştırmaları açısından gerekse devletin taşrada
idarî üniteleri olan kazaların sosyal ve iktisadî yapıları hakkında
yapılacak tahlilî çalışmalar için önemli veriler sunmaktadır.
Söz konusu kaynaklar, bir çok yanı ile tapu kayıtlarından daha
detaylı bilgiler ihtiva etmekle beraber, klasik döneme ait tahrir
defterlerinin pek çok hususiyetini taşımaktadırlar. Gelir kaynakları
hakkında verdikleri detaylı bilgilerle gelir kaynağı-yıllık gelir ve
gelir-vergi dengesi, oranları vb. yapıları tesbit etme imkanını
tanıma açısından da tahrir defterlerinden üstünlüğü söz konusudur.
Bu bakımdan 19. yüzyıl bazında bölge çalışmaları ve diğer
alanlardaki araştırmalar için önem arz etmektedirler.
Darende temettuat sayımlarını kapsayan tarihi dokümanlar, 1844
tarihlidir. Söz konusu dokümanlar üzerinde yapılan araştırmalar
sonucu, on dokuzuncu yüzyılda vasat bir Anadolu kenti
hususiyetlerini taşıyan Darende’nin sosyo-ekonomik profili
çıkarılmıştır. İncelemeler sonucu, iki ciltlik Darende Temettuat
Defterleri hazırlanmıştır.
Eserde, temettuat tahrirleri konusunda verilen detaylı bilgiden
sonra şehrin siyasi tarihi hakkında bir tarihçe verilmiş ve on
altıncı yüzyıldan başlayarak Cumhuriyet dönemi de dahil olmak üzere
Darende’nin farklı dönemlerde taşıdığı demografik özellikler
belirlenmeye çalışılmış ve nüfusun gelişim çizgisi üzerinde
durulmuştur. Ekonomik yapıyı tarihi gelişimi içerisinde genel bir
değerlendirmeye tâbi tuttuktan sonra Temettuat Defterleri’ndeki
verilere dayanarak gelir kaynakları üzerinde durulmuş ve gelir
kaynaklarının kent-kırsal alan mukayeseleri yapılmış ve bu arada
ağırlıklı olarak ziraî yapı incelenmiştir. Bu bağlamda toplam toprak
miktarı, toplam ekili ve nadas alanların miktarı, üretimi yapılan
ürünler, ürün çeşidine göre ayrılan toprakların miktarı ve bu
ürünlerden sağlanan hasıla toplamı ve dönüm başına verimlilik gibi
ayrıntılara girilmiştir. Hayvancılığın kent-köy ekonomisi
içerisindeki yeri belirlenmeye çalışılmıştır. Kent ekonomilerinde
önemli yeri olan sınaî ve ticarî iş kollarının Darende şehir
merkezindeki durumu ve niceliği üzerinde ayrıntılı tahliller
yapılmıştır. Yeri geldikçe kırsal alan-şehir, Müslim-gayr-i Müslim
dengeleri üzerinde mukayeseler yapılmıştır. Vergi konusunda yapılan
incelemelerde, toplam vergi yükü, toplam hasılat içinde vergi
yükünün payı ve farklı vergilerin vergi yükü içindeki payı
ayrıntılara girilerek verilmiştir. Son olarak köy-şehir genel
yapısını yansıtan tahlillerle araştırmaya bütüncül bir çerçeve
kazandırılmaya çalışılmıştır.
Bu çalışmada izlenen metot tavsifî (deskrıptif) özellikler
taşımaktadır. Zaman zaman yorumlar yapmakla beraber mevcut arşiv
kaynaklarını ön plana çıkarma temayülü taşınmıştır. Dolayısıyla çok
sayıda tablo ve grafik oluşmuştur.
Darende şehir ve kırsal kesimine ait Temettuat Defterleri aynen
yayınlanmıştır. Toplam 39 yerleşim birimine ait defterler Şehir
merkezi ve kırsal kesim olarak iki ayrı kısımda neşre
hazırlanmıştır. Bu çalışmanın bir eksik tarafı Darende şehir
merkezinde Gayrı Müslim mahallesine ait olan deftere ise
ulaşılamamış olmasıdır.
Böyle hacimli bir külliyatı
Türk milletinin istifadesine sunmaktan büyük bir kıvanç
duymaktayız. |