English |       
 
Bilinmeyen Osmanlı
 
 
  Dünyanın ilk Standartlar ve Tüketiciyi Koruma Kanunları
  Yavuz Sultan Selim ve Kürtler
  Ayasofya Medresesi
  Hz. Peygamber'in Filistinde Bir Vakfı
  HATTAT MUSTAFA RÂKIM ve CELÎ SÜLÜS
  Osman Bey
  Fâtih Sultân Mehmed
  Sultan II. Abdülhamid Han
  İstanbul’un Fethi Ve Ayasofya’nın Camiye Çevrilişi
  Bilinmeyen Osmanlı
  Osmanlı'da Harem
  Şekerci Hanı'nın Şeker İnsanları
  Osmanlı Para ve Finansman sisteminin esasları nedir?
  İstanbul'un Fethi ve Avrupa Ticari Faaliyetlerine Etkisi
  Silistre'li Süleyman Hilmi Tunahan Efendi


E-Ticaret

Muhasebe Programı
Bilgisayar Servisi

 

  Hz. Peygamber'in Filistinde Bir Vakfı Ve Osmanlı Devleti'nin Vakıf Ve Tapu-Kadastro Anlayışını Gösteren Bir Belge
  Dünyanın ilk Standartlar ve Tüketiciyi Koruma Kanunları
  Eski Ve Yeni Hukukumuzda İşçinin Çalışma Süresi-İstirahat-Ta'til Ve İbadet Hakkı
Aramak istediğiniz kelimelerin arasında boşluk bırakınız.
Örn; Osmanlı Sultanları
Sitemizdeki Yeniliklerden Haberdar Olmak İçin Haber Listemize Katılın!

 

 
İktidar İçin Kara Şiirler


                                       İlhan Bardakçı

Tahta oturan yeni hükümdarın Fatih Kanunnamesi gereği kardeşlerini öldürtmeleri tam 140 sene Devlet Kanunu olarak uygulanmış. Sebep açık. Tarihteki nice Türk Devletleri post kavgası yüzünden zaaflara duçar olmuş. Kardeşlerin post kavgaları yüzünden binlerce insan can vermiş. Oysa post kavgasını önlemek mümkün değil. işte Cem Sultan olayı.

Yeni Padişah tahta çıkınca ilk emri kardeşlerinin ortadan kaldırılması. Düşünürüm; genç şehzadeler odalarında kapı dışındaki ayak seslerini dinlerler. Gelen herhalde cellat ile yamağıdır. O ne korkunç bekleyiştir. Cellat artık Azrail'idir. Kemendi seyrediş ve teslimiyet. Ne zor dakikalardır.

İKTİDAR İÇİN AĞLAYAN VE ÇIRPINANLAR

Yıl 1553 Koca Kanuni 49 yaşında. En kudretli oğlu Mustafa'yı yanındaki çadırda boğdurarak katlettirmiş. O tarihte saltanata nasıl gelineceği belirlenmemiş. Büyük Şehzade, daha sonra tahta çıkacak ikinci Selim Anadolu'da Konya Valiliği'ne çıkar. Bayazıt ise Amasya'ya Vali olur.

Saraydaki particiler ikinci Selim'den yana. Kanuniye bir hal olursa Konya'dan İstanbul'a yetişmesi daha kolay. Şehzade Bayazıt babasına karşı çıkar, gitmek istemez Amasya'ya.İhtilaf büyür. Selim'in ordusu Konya civarında Bayazıt ordusunu yener. Kanuni kısa zaman sonra İran seferine çıkar. Ama Bayazıt 12 bin askeri ile yanına dört oğlunu da alarak İran Hükümdarı Şah Tahmasp'a iltica etmiştir. Can korkusu üzerine gerçekleşen bu ilticadan sonra, çirkin bir pazarlık başlar. Şah, Bayazıt'ın iadesine karşılık Bağdad'ı ister. Olmaz. Yanında kalan bin kadar Türk askeri katledildikten sonra Bayazıt Kazvin'e hapsedilir. Ve bir süre sonra dört oğlu ile birlikte öldürülür. Saltanat yolu artık Şehzade Selim'e açıktır...


Şehzade Bayazıd'ın babasına gönderdiği ve aynı vezinle Kanuni tarafından yazılmış mektuplar Türk edebiyatının birer şaheseridirler. Bayazıd'ın mahlası şahi. Hepsini vermeye gerek yok ama bir kısmını kıt'a kıt'a Şehzade ile Hükümdarın gönderdiği cevapları okumakta bugün dahi yararlar var. Nedir iktidar hırsı? Nedir Devleti en civan oğlunun hayatından daha önce müdafaa edişteki zihniyet?

Diyor ki Şehzade Bayazıd:

Ey seraser aleme Sultan Süleymanım baba
Tende canım, canımın içinde cananım baba,
Bayazıdına kıyar mısın benim canım baba
Bigünahım Hak bilir devletli Sultanım baba


Ve işte Kanuni'nin oğluna cevabı:

Ey demadem mazhar-ı tuğyan u isyanım oğul
Takmayan boynuna hergiz tavk-ı fermanım oğul
Ben kıyar mıydım sana ey Bayazıd hanım oğul
Bigünahım dime bari tevbe kıl canım oğul


Şehzade yine ağlar babasına:

Hak Teala kim cihanın şahı etmiştir seni
Öldürüp ben kulunu güldürme Şahım düşmeni
Gözlerim nuru oğullarımdan ayırma beni
Bigünahım Hak bilir devletli Sultanım baba

Kanuni babalık şefkatine devleti karıştırmaz ve der ki:

Tutalım iki elin baştan başa kanda ola
Çünkü istiğfar edersin biz de affetsek n'ola
Bayazıdım suçunu bağışlarım gelsen yola
Bigünahım dime bari tevbe kıl canım oğul...



YAVUZ'UN İNTİKAM KOKAN NİKAH KIYDIRIŞI

Yavuz İran'daki tehlikeyi fark eder. Şah İsmail de özbeöz Türk'tür. Yavuz çokluk ağdalı bir üslupla şiir yazar Şah İsmail ise Yunus kadar sade bir Türkçe kullanır. 1514 senesi Ağustos ayının 23 Çarşamba günü Çaldıran Meydan Muharebesi başlar. Şah İsmail'in maiyeti savaşı kazanacaklarından o kadar emindirler ki, muharebe meydanına bütün harem halkı ile birlikte gelmişlerdir.

Bu kadınlar da esirler arasındadırlar. Ama bunlar arasında bir tanesine paha biçilemez. Bu hanım Şah İsmail'in elmaslar değerindeki haremi Taçlı Hatun'dur. Bu güzel kadını Fetihname yazarı Nişancı ve Kazasker Tacizade Cafer Çelebi'ye nikahlar ve Şah İsmail deliye döner. Yavuz'a ricacılar gönderir. Hazineler teklif eder. Olmaz. Zaten bir süre sonra Taçlı Hanım dul kalır: Yavuz, Cafer Çelebi'yi idam ettirir.

Yavuz gibi bir Cihan Sultanı, İsmail Safavi'den intikam mı almıştır? Hiç sanmam. Olsa olsa can hasmına erkekçe bir cevap vermek istemiştir. Ama bugünkü anlayışımızda olayın tasvip edilir tarafını bulmak hayli zor olsa gerektir.

O muhteşem Taçlı Hatun daha sonra ne olmuştur? Dünyada hangi servet ve güzellik ebedi ömre sahip olmuştur ki, yıllar sonra masallarda renkli darbelerle anılmasın?

MAVİ RÜYA MEDENİYETİ...

İktidar hırsının milliyeti ve dini yok. Bütün milletler ilk günlerinden itibaren bu sancıları yaşamışlar. Ama büyük milletler, bu sancılara rağmen medeniyet yolunda muhteşem eserler verebilmekte. Bizim gibi... Topkapı Sarayına alt kapıdan girerken, karşınıza mavinin hakim olduğu bir köşk çıkar. Daha o zamanın mimarisinde geniş ve aydınlık zemin hakimiyeti görülür. Avrupa, o mimari seviyeye nice sonra gelmiştir.

Burada Köln'de Dom Katedrali var. Azametli bir güzelliktir. Kapıdaki kitabesinde yazar. Tam 892 yılda tamamlanmış. Biz Süleymaniye mucizesini altı senede bitirmişiz. Dom kilisesinde güpegündüz ışığa ihtiyacınız vardır.

Süleymaniye'nin her penceresinden içeriye ışık dolar. Işık ve mimari azamet insanı adeta ibadete mecbur eder. İstanbul'da iken sık sık Sultanahmet Camiine giderdim. Camiin diğer adı Mavi Cami. Hakikaten en ümitsiz bir hastayı o mavi renk cümbüşüne götürünüz, şifa bulacaktır. Esrarlı bir sır sızar o pencerelerden içeriye ve ruhunuza dolan mavilik, dünyanın hiçbir ressamının fırçasında bu derece büyüleyici olmamıştır.

Seneler evvel bir Arap dostumu götürmüştüm. ''İlhan'' demişti. ''Siz gidin ben burada yarına kadar namaz kılmak ve ibadet etmek istiyorum''. Şuuru kilitlenmişti.

Dili ağır bile olsa Kanuni Mersiyesi azametinde bir şaheseri yazan bir Baki'ye başka hiçbir edebiyat sahip değildir.
Biz nankörüz. O canım yalıları muhafaza etse idik, bugün bir Boğaziçi medeniyetimizle övünebilirdik. iktidar hırsına mağlup Sultanların çoğu, hassas ve ince ruhlu birer şair. Hareme hediye edilen kızların çoğu münasip bir er kişi ile evlendirilmek için yetiştiriliyorlar. Dilimizdeki ''Saraylı Hanım'' deyiminin kökü oradadır. Saray görgü ve nezaketinin halka mal edilişinde asırlarca etkili olmuşlardır.

İktidar kavgalarının bu acımasız sahnelerine karşılık, o devrin dillere destan bir adalet felsefesi vardır. Osmanlı'da bir Kaabız davası vardır ki şaheser bir adalet tecellisidir.

Sonraları adalet de yozlaşmıştır. Daha hala hakimler inanmadıkları halde emirle hükümler veriyorlarsa işin kökünü o yozlaşmada aramak doğru olur.

Bugün cellat korkusu ile titreyen şehzadelerin belki sadece birer mezar taşları var. O kadar. Hala kaderlerine küs müdürler bilemem. Babası Kanuni'nin emri ile yandaki otağda katledilen civan Şehzade Mustafa ve İran Şahının emri ile boğdurulan Bayazıd'dan kalan bir şiir parçası. O kadar.

Türk Edebiyatı Sayı 345 Temmuz 2002 s.16-17

Muallim Cevdet

İkdamcı Cevdet

Osmanlı'yı Kim Batırdı?

İstanbul'un Fethinin Kazandırdıkları ve İkinci Fethe Hazırlık

İstanbul'un Fethi ve Avrupa Ticari Faaliyetlerine Etkisi

Ermeni Meselesinin Milletlerarası Boyutu

Osmanlı Devleti'ndeki Ermeniler Hakkında

Son Osmanlı Ermenileri

Vakıf Ve Vatan Savunması

Ankara'nın Kuruluşunda Vakıfların Rolü

Ortaçağ Anadolusu’nda Bir Kadın Teşkilâtı : Bâcıyân-ı Rûm